HABERLER
TORBA YASA TASARISININ DEĞERLENDİRİLMESİ
05/07/2013

Sevgili Meslektaşlarım,

Sağlıkta dönüşüm denen rezaletin son perdesinin 663 sayılı kanun hükmünde kararname ile oynanmakta olduğunu söylemiş ve oyunu bozmak için anayasa mahkemesine başvurulmuş, ardından gelen Anayasa Mahkemesinin 14 Şubat 2013 tarihindeki iptal kararı ile kısmen sonuç alınmıştı. Ancak doymak bilmeyen sağlığı sektörleştirme çabalarının aktörü olan hükümet tekrar yeni torba yasalarla düzenlemeler yapıyor.

Bu kez TBMM gündemine yasalaşmak üzere getirilen “Torba”nın adı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”.

Torba Tasarının 73. Maddesinde yer alan pek çok maddeden ikisi de 663 sayılı KHK’nin 23 ve 47. Maddeleri ile ilgili.

· KHK’nin 23. Maddesinde; Sağlık Bakanlığı Sağlık Meslekleri Kuruluna, hekimleri, dişhekimlerini, sağlık personelini, mesleklerinden üç yıla kadar geçici veya sürekli men etme, diplomalarını iptal etme yetkisi verilmektedir.

· KHK’nin 47. Maddesinde ise; İnsanların dişhekimine, sağlık kuruluşuna gittiklerinde verdikleri kişisel bilgilerin, aldıkları sağlık hizmetine ilişkin bilgilerin, kendilerine sorulup rızaları alınmaksızın Sağlık Bakanlığı tarafından toplanması, işlenmesi ve paylaşılmasını düzenlemektedir. Dişhekimlerine, hekimlere, her türlü özel ve kamu sağlık kuruluşuna, muayenehanelere hastalarının kişisel bilgilerini Sağlık Bakanlığı’na verme mecburiyeti getirilmektedir.

Bu düzenlemelerin derhal geri çekilmesi, yasalaştırılmaması için çağrı yapıyoruz. Bu çağrıyı Sağlık Bakanlığı ve tüm milletvekillerine tekrarlıyoruz.

Çünkü;

Milletvekilleri ve yakınlarına olduğu gibi ‘sıradan’ vatandaşların da özel hayatına dokunulmaması, insan oldukları için onurlarına saygı duyulması gerekir. [1]

Tasarının kişisel verilerin toplanması, işlenmesi ve paylaşılması ile ilgili maddesi, dokunulmayan bir özel hayat alanı bırakmamaktadır. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi koruma altına alınan haklara meşru müdahale için yasallık şartını yeter koşul olarak kabul etmemekte, yanı sıra müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olması ve amaçla orantılı olması unsurlarını da aramaktadır.

Kamu düzeni kavramı içinde yer alan genel sağlığın korunması, devlete ayrımsız bir biçimde, herhangi bir hekime, sağlık kuruluşuna başvuran kişilerin, özel hayatlarına sınırsız bir biçimde müdahale etmesine izin vermemektedir. Bu tür girişimlerin demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğunu Anayasa Mahkemesi de kararlaştırmıştır.[2]

Kişilerin kendisi ile ilgili toplanan bilgilere ulaşma, bu bilgileri sildirme, değiştirme hakkı bile güvence altına alınmamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesi ve Anayasa’nın 20. Maddesi ve BİYOTIP Sözleşmesinin 10. Maddesindeki özel hayatın korunmasına ilişkin haklar kullanılamaz ve güvenceleri işletilemez haldedir.

Hekim-hasta arasındaki güven ilişkisinin bozulması aynı zamanda kamu sağlığının da bozulması demektir.

Hastalar, gizli kalacağı düşünülerek ve sağlık hizmeti için hekimlere verilen en mahrem bilgilerine Bakanlığın el koyma girişimi nedeniyle sağlık hizmeti almaktan kaçınacaklardır. Bu girişim aynı zamanda sağlık hizmetinin gereği gibi verilmesi için hasta-hekim arasında zorunlu olan güven ilişkisini ortadan kaldıracak, tahrip edecektir.

Hekimler, mesleklerini hasta yararına uygulama, meslek ahlakı kurallarına uyma yükümlülükleri ile devlete kişilerin özel bilgilerini verme zorlaması arasında bırakılacaktır.

Sağlıkla İlgili hangi bilgilere hangi hallerde ve hangi amaçla kimlerin ulaşılabileceği, hangi hallerde nasıl ve kimlerle paylaşılabileceği, kişilerin haklarının neler olduğu ve bu hakların güvenceleri, aykırı davranışların nasıl cezalandırılacağı kişisel verilerin korunması anlayışı içinde bütün ilgili tarafların görüşleri ile katılmalarına olanak sağlanarak sağlıklı bir düzenlemenin yapılması gerekir.

Sağlık Meslekleri Kuruluna meslekten men cezası verme yetkisi tanınmamalıdır.

Tasarının hekimlere, dişhekimlerine, sağlık personeline meslekten men cezası ve diploma iptali getiren maddesi hem sağlık personelinin hem de hastaların haklarını olumsuz etkileyecektir.

Özellikle tıp alanında hemen pek çok tedavi yönteminin kusursuz uygulanması halinde dahi öngörülen ancak istenmeyen olumsuz sonuçlar (komplikasyon) ortaya çıkabilmektedir. Tasarı bu durumu da kapsayacak bir biçimde ceza verilmesini içermektedir.

Kurulun, vereceği meslekten men cezası zaten Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin 6.fıkrasında ve Türk Dişhekimleri Birliği Yasasında düzenlenmiş bulunmaktadır.

Kurula verilmek istenen yetki bir yargılama yetkisidir. Sağlık Meslekleri Kurulu, Sağlık Bakanlığına bağlı ve Bakanlık tarafından oluşturulan bir kuruldur. Kurul oluşum ve işleyiş açısından, otuzu aşkın ayrı meslek mensubunu, yüzü aşkın uzmanlık alanını kapsayacak, bağımsız, tarafsız, adil kararlar verebilecek nitelikte değildir.

Kurul’a tanınan bir yıldan üç yıla kadar meslekten geçici men ve sürekli men yetkisi ölçülü, orantılı ve adil de değildir.

Hekimler, dişhekimleri, hemşireler her gün yaşadıkları şiddet, olumsuz çalışma koşulları nedeniyle mesleklerinden uzaklaşmış, mutsuz ve motivasyonsuz durumdadır. Sağlık hizmeti ve sağlık personeli bir ceza maddesini daha kaldırabilecek durumda değildir. Bu maddelerin kamu sağlığına vereceği zarar dikkate alınarak tasarıdan çıkarılmalıdır.

Sevgili Arkadaşlarım,

Tüm iletişim yolları kullanılarak odamız ve TDB yönetimi bu tasarıların yasalaşmaması için gayret göstermektedir. Özellikle kanunlaşmaması için gösterilen çabaya rağmen toplumun ihtiyaçlarına, akademik mesleklerin kendi öz yönetimlerine, halk sağlığının gereklerine kulaklarını tıkamış, sağlık konusuna “kar” etmesi gereken bir yapı olarak bakan zihniyet bu tasarıyı yasalaştırma kararlılığındadır. Mücadeleler hukuki zemin sonuna kadar kullanılarak devam edecektir. Ancak yağmacı yönetim anlayışlarına hukuku da alet etme alışkanlığında ki hükümet, inanıyoruz ki vicdanı hür, aklı hür hukuk adamlarının iradesine yine takılacaktır.

Sevgili Meslektaşlarım,

Artık tüm Dişhekimleri toplum sağlığı ve mesleki yarınlarımız için eylemlilik halinde olmalı, meslek örgütümüzün bundan sonra atacağı tüm adımları takip etmeli ve artık yeterince çoğulcu bir destek vermeliyiz.

Unutmayalım ki; yaşamdan daha fazlasını almak için yaşamın içinde olmalısınız. Uzakta kalırsanız yaşamı ıskalarsınız.

Hepinize hayatta mutluluklar, kolaylıklar diliyorum.

A R İlker Cebeci

Ankara Dişhekimleri Odası
Yönetim Kurulu Adına

(Bu yazının hukuki alt yapısı Av. Ziynet Özçelik tarafından hazırlanmıştır.)

[1] Milletvekillerine, Yasama Organı Eski Üyelerine, Dışarıdan Atandıkları Bakanlık Görevi Sona Erenlere Tedavi Yardımı Yapılmasına Dair Yönetmelik 26. Madde 5. fıkra

[2] Anayasa Mahkemesinin 20.3.2008 tarihli ve E. 2006/167, K. 2008/86 sayılı kararı

Diğer Haberler