HABERLER
EK ÖDEME YÖNETMELİĞİ MAHKEME KARARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
18/04/2014

Sevgili Meslektaşlarımız;

Resmi Gazete’de 14.02.2013 tarih ve 28559 Sayı ile yayınlanmış olan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin hukuka aykırı bulunan bazı maddelerinin iptali için Türk Tabipleri Birliği ile birlikte Türk Dişhekimleri Birliği tarafından 15.04.2013 tarihinde dava açılmıştır (Dava dilekçesine ulaşmak için tıklayınız.)

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele ek ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelikte düzenlenmiş olan mesai dışı çalışma, inceleme heyetlerinin yönerge ile düzenlenmesi, disiplin cezası alanlara ek ödeme yapılmaması, sendika yöneticilerine düşük ek ödeme yapılması, döner sermaye komisyonunda görev yapacak hekim üyelerin başhekim tarafından belirlenmesine ilişkin kuralların yürütmesi Danıştay 11.Dairesi tarafından durduruldu (Danıştay 11. Dairesinin 2013/1812.No.lu kararına ulaşmak için tıklayınız).

Ayrıca detay değerlendirmede, kaza geçiren ya da saldırıya uğrayan bir sağlık çalışanının aldığı raporun, başhekimin onayı aranmaksızın, döner sermaye ek ödemesi hesabında ilgili lehine dikkate alınacağı da tespit edilmiş oluyor.

Dairenin iptal kararı ile mesai dışı çalışmayla ilgili düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasında, hekimlerin dinlenme haklarını hatırlatarak, sağlık hizmetlerinin niteliği gereği olası hataların telafisinin mümkün olmadığını ve hekimlerin gönüllü de olsa Anayasa ile tanınan dinlenme hakkının ihlaline sebep olacak düzenlemelerin yapılmaması gerektiği belirtmiştir.

Kanunda öngörülmeyen bir inceleme kurulunun yönetmelik ile oluşturulmasında da sakınca görülmüştür. Hastanelerde tabiplerin tıbbi işlemlerini incelemek üzere oluşturulan ve düzenledikleri raporların disiplin soruşturmalarının da temelini oluşturduğu “İnceleme Heyeti”nin verilen bu kararla, hiçbir hukuki dayanağı kalmamıştır.

Hastanede kurulacak Döner Sermaye Komisyonunun oluşturulmasında çalışan temsilcileri seçimle gelirken, tabip kökenli temsilcinin başhekim tarafından atanmasına ilişkin düzenlemenin yürütmesi durdurulmuştur. Bu iptal kararı ile yeni bir düzenlemeye dahi gerek olmaksızın, seçim yapılarak tabiplerin mevcut Komisyonlarda seçilmiş üye olarak görev alması mümkün hale gelmiştir.

Hastanelerde bulunan sendika temsilcisi personelin Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca izinli olduğu günlerin ek ödeme bakımından sağlık tesisi puan ortalaması esas alınarak değerlendirilmesi kişinin sendika temsilcisi olması sebebiyle mali haklarının kısıtlanması niteliğindedir. Bu düzenleme de iptal edilmiştir. Bu nedenle sendika temsilcilerinin özlük hakkı kaybına uğramamaları ve örgütlenme hakkının korunması için bu kişilere ödenecek ek ödemenin yasa gereği izinli olduğu günlerin çalıştığı günlerden farklı değerlendirilmediği bir uygulamaya gidilmesi gereklidir.

Bu çerçevede dişhekimlerinin hak ettikleri insanca yaşayabilecek ücreti elde edebilmelerinin fazla çalışma yapmalarıyla mümkün olabilmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Yürütmenin durdurulması kararı Danıştay İDDK tarafından da haklı bulunursa ülkemizde özellikle sağlık çalışanlarının çalışma sürelerinin sınırının belirlenmesi bakımından önemli bir kazanım elde edilmiş olacaktır.

ararda, ek ödemeye ilişkin kuralların yanında hekimlerin, dişhekimlerinin ve sağlık çalışanlarının çalışma ve dinlenme hakkı ile hastaların yeterli ve güvenli hizmet alma hakkını yakından ilgilendiren gerekçelere yer verildi.

Kararın kamuoyu ile paylaşılmasının ardından “dişhekimlerinin mesai dışı çalışarak daha fazla ek ödeme almasının önüne geçildiği” iddiaları ortaya atıldı.

Kararın çalışan ve insan odaklı içeriğinin örtülmesine izin vermeden; bundan sonraki uygulamaları nasıl etkileyeceğini, dişhekimlerine, hekimlere, hastalara pozitif katkı sunabilmesi için ne yapmak gerektiğini, kararı biraz daha yakından analiz ederek kararlaştırmak yararlı olacaktır.

Kararda, Sağlık Bakanlığı’na çalışan haklarına saygılı bir düzenlemeyi yapabilmesi için gerekli hukuki çerçeve çizilmiştir.

Kararda mesai dışında fazla çalışma yapılamaz denmemiştir. Ancak yönetmelikteki gibi bir mesai dışı fazla çalıştırma düzenlemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kararda özetle vurgulanan konular şunlardır;

§ Sağlık hizmetlerinin 24 saat süreyle devamlılık gösteren hizmetler olması, normal sağlık hizmetlerinin de 24 saat süreyle verilmesi yönünde düzenleme yapılabileceği anlamına gelmez. Olağan hizmetlerin olağan mesai süresi içinde verilmesi esastır.

§ Hukuki düzenlemeler uyarınca acil sağlık hizmetleri ve yataklı sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi için, fazla çalışma türleri düzenlenebilir. Bunlar da icap nöbeti ve normal nöbet uygulamalarıdır.

§ Ek ödemeye ilişkin 209 sayılı Kanunda performansa dayalı ek ödemenin mesai içi, mesai dışı ödeme ayrımı olmaksızın yapılabileceği düzenlenmiş, ödeme yapılacak mesai dışı çalışmada bir tür ayrımı yapılmamıştır.

§ Yönetmelikle kanunda olmayan bir ayrım yapılarak mesai dışında verilen icap ve nöbet hizmetleri ek ödeme dışında bırakılmış, “ mesai dışı çalışma” diye yeni bir çalışma biçimi yaratılarak yalnızca bu tür çalışma için ek ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Bu ayrımın yasal dayanağı yoktur.

§ “Mesai dışı çalışma” hastane yöneticisi tarafından belirlenen günlerde mesai dışında yapılan çalışmalar olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ile sağlık çalışanlarının kanunla düzenlenen temel hakları üzerinde hastane yöneticisine hukuki dayanağı olmayan bir düzenleme ve uygulama yapma yetkisi verilmiştir.

§ “Mesai dışı çalışma” acil ve yataklı sağlık hizmetleri dışında kalan olağan sağlık hizmetleri için getirilmiş, ancak günlük, haftalık, aylık fazla çalışma üst sınırı çizilmemiştir.

§ Çalışma süresinin belirli ve sınırlı olması sağlık çalışanlarının dinlenme hakkının güvence altına alınması için gerekli ve zorunludur.

Nitelikli sağlık hizmeti sunumu için dişhekimlerinin bir günde yapacakları girişimsel işlemlerin sınırının belirlenmesi gerekir. FDI tarafından bu sınır 15-20 Girişimsel İşlem / Gün olarak açıklanmıştır. Buna bağlı olarak da dişhekimlerinin günlük hasta sayılarının sınırlandırılması gerekir. Çünkü sağlık hizmetlerinde dikkat ve özen hizmetin temelidir. Dişhekimlerinin fazla çalıştırılması ya da hasta sınırlaması olmaksızın hizmet yürütmelerinin beklenmesi sağlık hizmetlerinin niteliğine aykırıdır.

§ Yorgun verilen sağlık hizmetleri güvenli değildir, hata riskini arttırır. Bu durum da hastaların ihtiyaçları olan iyi sağlık hizmetine ulaşma hakkını ihlal eder.

Yönetmelikte mesai dışı çalışmanın gönüllülük temelinde olacağı belirtilmişse de bu sorunu çözmeyip yeni sorunlar yaratmaktadır.

Sağlık hizmeti bir ekip hizmeti olduğundan mesai dışı çalışmaya gönüllü olanlarla birlikte o alanda verilen sağlık hizmetinin gerektirdiği ekip çalışanlarının da çalışması zorunlu hale gelmektedir. Böylece ek ödeme sistemindeki eşitsizlikler bir yana gönüllü olmayan çalışanların iradelerine rağmen dinlenme hakkı ihlal edilmektedir.

Bir diğer sorun ise hastanelerin işletme odaklı çalışmasından kaynaklanan nedenlerle, neredeyse yılın her günü, 24 saat kesintisiz olağan sağlık hizmetlerinin verilmesi için sağlık personeli giderek daha çok “gönüllü mesai dışı çalışmaya” zorlanmaktadır.

Öncelikle önümüzdeki dönemde düzenlemeler yapılırken:

§ “Gönüllü” olup olmadığına bakılmaksızın bütün sağlık çalışanlarının mesai dışındaki her türlü fazla çalışmalarının, günlük, haftalık ve aylık olarak üst sınırı belirlenmelidir.

§ Bütün çalışanların dinlenme hakları güvence altına alınmalı, kendilerine ailelerine ayırabilecekleri zamanları yaratılmalıdır.

§ Sağlık çalışanlarına ödenecek ücretler adil olmalıdır. Dinlenme, sağlık izni, analık izni gibi sosyal haklarını kullanma nedeniyle ücrette azaltmaya gidilmemelidir. Alınan bütün ücretler emekliliğe yansıtılmalıdır. Aksi halde uluslararası ve ulusal normlarla tanınan sosyal hakların kullanılması kağıt üzerinde kalmaktadır.

§ Normal mesai dışında yapılan çalışmaların yarattığı yoksunluklar ve yıpranma gözetilerek hepsine zamlı ücret verilmelidir. Çok önemli olan acil ve servis hizmetleri için tutulan nöbetlere ayrım yapılarak düşük ücret uygulaması terk edilmelidir.

Son olarak belirtilmelidir ki Danıştay kararında sağlık çalışanlarının bir insan ve bir çalışan olarak hakları uluslararası ve ulusal normlar ışığında değerlendirilmiştir. Sağlık çalışanlarının haklarının hasta hakları ile koşutluğu gözden kaçırılmamış ve aradaki bağa işaret edilmiştir. Gerekçesi ve konuya yaklaşım olarak benzeri konuda verilen Avrupa Mahkemesinin kararları ile eş düzeyde bir karar verilmiş olması, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının ve sağlık hizmetinin geleceği için olumludur.

Helin Aras Tek

Ankara Dişhekimleri Odası Genel Sekreteri

Diğer Haberler